Inkarcılara ne denir ?

Onur

New member
İnkarcılara Ne Denir? Bir Yudum Mizah, Bir Yudum Gerçek!

Hadi biraz eğlenelim! Bir konu var ki, üzerine oldukça kafa yorulması gerekse de, bazen sadece gülüp geçmek lazım: İnkarcılar. Peki, inkarcılar neyleyebiliriz? Bu tiplerin günlük hayatımızda ne kadar sık yer aldığını düşündüğümüzde, aslında “İnkarcı” kelimesi ne kadar eksik kalıyor, değil mi? Çünkü inkarcılar bazen sadece bilimi, tarihi, ya da gerçeği inkar etmezler; zaman zaman hava durumunu, hatta çayın demini bile inkar edebilirler! Evet, doğru duydunuz; her şeyin bir sınırı vardır ama bazen inkarcılar, çayın sıcaklığını bile kabul etmezler.

Bununla birlikte, inkarcıların tek tek kimler olduğunu tanımak ve onlara ne denileceğini anlamak, sosyal yapılarla ne kadar iç içe olduklarını keşfetmek açısından oldukça ilginç olabilir. Yani, bu konuya sadece şaka yaparak bakmakla kalmayıp, biraz daha derinlemesine bir analiz yaparak da ilerleyebiliriz.

İnkarcılar Kimdir? Gerçekten Kimdirler?

İnkarcılar, en basit tanımıyla, gerçekleri, kanıtları, hatta bazen gözlemleri bile reddeden, en azından geçici bir süreliğine göz ardı eden kişilerdir. Ama inkarcılığı sadece bilimsel teorilerle sınırlamak haksızlık olurdu. Hayatımızda, günlük karşılaşmalarımızda bu tür inkarcı figürler çok sık karşımıza çıkar. Bunlar, “Hayır, o işim yok!” diyen, tembellik yapan ama sonunda aslında hiç de öyle olmayan kişilerdir.

Örneğin, bazen “Her şeyin bir açıklaması vardır” diyen inkarcılar, en basit açıklamalara bile itiraz edebilirler. "Evet, hava yağmur yapacak, ama belki de güneşli bir anda yağmur düşer, kim bilir!" diyerek, mantıklı bir açıklama yapmayı reddedebilirler. Ve işte tam o noktada, bu inkarcılar bir tür “gerçeklik uyanışı” yaşarlar. Çünkü bazen gerçeği kabul etmek gerçekten zor olabilir.

Erkekler ve Çözüm Odaklı İnkarcılar? Bir Stratejik Yaklaşım

Erkeklerin çözüm odaklı inkarcıları temsil ettiği klişesine hiç girmeyeceğim, çünkü bu konuyu oldukça derinlemesine ele almak gerekiyor ve bu tür genellemeler asla yıkıcı değil, bazen de çözüm odaklı olabiliyor. Ancak işin komik tarafı, bazen erkekler, inkarcı olduklarında bile stratejik hareket etmeye çalışırlar. “Yağmur yağacak mı?” sorusuna erkeklerin verdiği cevap, genellikle bir tür çözüm önerisidir: “Yağmasın, biz dışarı çıkıyoruz zaten, çözüm buluruz!” Evet, bazen erkekler, iklim bilimini bile kişisel çıkarları doğrultusunda analiz etmeye çalışırlar.

Fakat, bu çözüm arayışı da bazen sadece bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkar. Kendi hatalarını, hatalı kararlarını kabul etmek yerine, "Çözüm bulurum" mantığına sıkı sıkıya sarılırlar. Kim bilir, belki de bu, erkeklerin daha çok “çözüm bulmaya” odaklanma isteğinden kaynaklanıyordur. Gerçekten de bazen bir inkarcı, çözüme ulaşmak için o kadar fazla strateji geliştirir ki, sonunda gerçekleri unutur ve sorunun kaynağını göz ardı eder.

Kadınlar ve İnkarcı Yaklaşımlar: Empatik Ama Duyarlı Bir Bakış Açısı

Kadınların inkarcı yaklaşımını da incelemek, toplumsal yapılar içerisinde daha fazla empati ve ilişki odaklı bir yaklaşımı anlamamıza yardımcı olabilir. Kadınlar, genellikle toplumun eğilimlerine karşı çok daha duyarlı olurlar ve karşılaştıkları zorlukları anlamak için gerçeği kabul etmeyi, bazen “daha iyi” bir dünyanın umudu ile değiştirme eğiliminde olabilirler.

Ancak bu, kadınların inkarcı olduğu anlamına gelmez. Sadece, çoğu zaman toplumsal baskılarla başa çıkabilmek için gerçeklerden biraz daha fazla uzaklaşabilirler. Örneğin, “Hayır, çok yoğunum, aslında zamanım var ama dışarı çıkmak istemiyorum!” diyen bir kadın, bazen bir duygusal tepki olarak bu açıklamayı yapar. Bu tür inkarcılar, genellikle başkalarının ihtiyaçlarına göre şekillenirler; ancak bu durumu da empatik bir şekilde ele alabilirler. “Ben iyiyim, ama senin ihtiyacın var” yaklaşımı da bir tür inkarcılıkla karışabilir, çünkü bazen gerçek ihtiyacı kabul etmek çok daha zorlayıcı olabilir.

Kadınların inkarcı olması, genellikle ilişkileri yönetme ve duygusal bağları koruma amacına yönelik bir davranış olarak karşımıza çıkar. Bu da, toplumsal baskıların ve beklentilerin kadınlar üzerindeki etkisini gösterir.

İnkarcıların Ne Olması Gerekiyor? Bir Düşündürücü Soru!

Peki, bu kadar inkarcıdan sonra bir çözüm var mı? Belki de en önemli soru bu olmalı: İnkarcılara gerçekten ne denir? Gerçekten bir inkarcı, toplumun “ne derse o” mantığıyla hareket eden bir figür müdür? Bu, yalnızca bir kişisel inkar mı, yoksa toplumsal yapılar nedeniyle meydana gelen bir savunma mekanizması mıdır?

Bunun bir cevabı olabilir: "İnkarcılar aslında toplumun görmediği gerçekleri görebilme çabası içinde olabilirler." Gerçekleri reddetmeleri, bazen içsel bir çatışmanın ya da korkunun yansımasıdır. Ya da belki de, inkarcı olmak bazen daha iyi bir çözüm olabilir. En azından kısa vadede!

İnkarcılara ne denmesi gerektiğiyle ilgili cevaplar, herkesin kendi bakış açısına göre değişir. Bazen onları sadece “gerçeklerin peşinden gitmeyen” insanlar olarak tanımlarız. Diğer zamanlarda ise, “daha rahat yaşamak isteyen” kişilerdir. Bu tartışmayı biraz daha açmak ve düşündürmek gerek!

Sonuç Olarak…

İnkarcılar kimlerdir? Gerçekleri reddeden insanlar mı, yoksa sadece bir çözüm yolu arayan figürler mi? Belki de her ikisi! Belki de inkarcılar, gerçeklerle yüzleşmek yerine, bazen yaşamın getirdiği zorluklardan kaçmak için kendi küçük dünyalarını yaratırlar.

Sizde de “İnkarcı” tiplerle karşılaştığınızda, onları sadece bir eğlence kaynağı olarak görmeyi unutmayın! Onlar da tıpkı bizler gibi, bazen gerçeği kabullenmekten zorlanıyorlar ve aslında bazen biraz da olsa gülüp geçmek, yaşamı daha kolaylaştırabilir.

Tartışma Soruları:

- İnkarcıları anlamak ve onlarla empati kurmak mümkün müdür?

- İnkarcılıkla mücadelede çözüm odaklı mı yoksa ilişki odaklı mı yaklaşmak daha etkilidir?

- İnkarcı davranışlar, toplumsal yapılarla nasıl ilişkilidir?